Üzüm Hakkında

Üzümün Tarihteki Yeri

Yerkürenin bağcılık için en elverişli iklim kuşağı üzerinde bulunan ülkemiz, asmanın gen merkezi olmasının yanı sıra son derece eski ve köklü bir bağcılık kültürüne de sahiptir. Anadolu’da yapılan arkeolojik kazılarda M:Ö 3500 yılına kadar asmanın izine rastlanmakta, ülkemizin değişik yörelerinde yapılan kazılarda çıkan üzüm salkımı şeklinde şarap ve içki kapları altın şarap bardakları ve testiler gibi tarihi eserler üzerinde üzümle ilgili şekil ve kabartmalar, bağcılık kültürünün yaygın olduğu hakkında bilgiler vermektedir. Arkeolojik buluntulardan Anadolu’da Hititler zamanında asma ve şarabın büyük önem taşıdığı kaydedilmektedir. Hititler döneminde bağ ve bahçe gibi varlıklarını korumak üzere tarım yasaları uygulanmıştır. Anadolu uygarlıklarının tarihinde bağ ve şarap halkın geçim kaynağı olmuş, ticarette daima önemli rol oynamıştır. Tarih boyunca Anadolu da elde edilen üzümler çoğunlukla kuru ve yaş olarak tüketilmiş bir kısmı da pekmez, bulama, pestil ve lokum şeklinde değerlendirilmiştir.

İnsan sağlığı ve beslenmedeki önemi

Üzüm kullanım alanlarının çeşitliliği iklim ve toprak istekleri yönünden çok seçici olmayışı, çok yıllık olması ve çoğalma yöntemlerinin kolay oluşu gibi unsurların etkisi ile dünyadaki en yaygın kültür bitkilerinden biridir. Bileşimi ile ilgili verilere göre; karbonhidrat içeriği dolayısıyla(1,276kj/305 kcal)iyi bir enerji kaynağı B1,B2 vitaminleri ve çeşitli mineralleri içerdiğin den iyi bir besin, faydalı bir doğal ilaçtır. Özellikle bedensel gelişme ,deri ve saç beslenmelerinde iltihaplı,ateşli hastalıklar ve madensel tuz eksiklikleri,böbrek ve karaciğer hastalıklarında yararlılığı tıp uzmanları tarafından tespit edilmiştir. Kimyasal açıdan çekirdeksiz üzümün kalori verici oluşu bünyesinde bulunan karbonhidratlardan ileri gelmektedir.